15 Ocak 2026
İş sözleşmesinin sona ermesi, iş hukukunun en önemli konularından biridir. İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinin sonlandırılması, belirli kurallara tabidir ve her iki taraf için de ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu yazımızda, iş sözleşmesinin fesih türlerini ve işçilerin sahip olduğu hakları detaylı bir şekilde ele alacağız.
Belirsiz süreli iş sözleşmeleri, taraflardan birinin iradesi ile her zaman feshedilebilir. Ancak, fesih için geçerli bir neden gösterilmesi ve yasal prosedürlere uyulması gerekir. İşveren tarafından yapılan fesihlerde, işçiye ihbar öneli verilmeli veya ihbar tazminatı ödenmelidir.
İşçi veya işveren, kanunda belirtilen haklı nedenlerin varlığı halinde iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız feshedebilir. Haklı nedenler şunlardır:
İşveren tarafından yapılan feshin geçerli bir sebebe dayanmaması durumunda, fesih haksız sayılır. Bu durumda işçi, işe iade davası açma hakkına sahiptir. İşe iade davası kazanılırsa, işçi işe geri döner ve çalışmadığı süre için ücret alır.
Kıdem tazminatı alabilmek için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir:
Kıdem tazminatı miktarı, işçinin çalıştığı her tam yıl için bir aylık brüt ücret tutarındadır. Kısmi yıllar için ise orantılı hesaplama yapılır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre, en az 30 işçi çalıştıran işyerlerinde veya işçinin en az 6 aylık kıdemi varsa, işçi haksız fesih durumunda işe iade davası açabilir. Dava, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde iş mahkemesine başvuru yapılarak açılır.
İşe iade davası kazanılırsa, işveren işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşveren, işçiyi işe başlatmaz ise, 4 ila 8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
İş sözleşmesinin feshi, hem işçi hem de işveren için önemli hukuki sonuçlar doğuran bir süreçtir. Haklarınızı korumak ve hukuki süreçleri doğru yönetmek için profesyonel hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır. İş hukuku konularında destek almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.